”Ey avare yolcu! Yürü; durma, yürü. Bu
geçici âlemin zevkleri seni Allah’a kavuşmaktan alıkoymasın. Bu eşsiz
manzaraların, bu güzelliklerin hepsi rüya ve hayalden ibarettir.
Ey zavallı ziyaretçi! Yürü; durma, yürü.
Yürü ki, Allah’a kavuşmanın gönüle ferahlık veren tazeliğinde yüceliklere eresin. Yürü; kendi aslına kavuş” Aşk ile aklın,
iyi ile kötünün,
bilgelik ile cehaletin amansız kavgası…
ve bu kavganın tam orta yerinde bir Âdemoğlu…
A'mâk-ı Hayal
Filibeli Ahmed Hilmi
Her Trajedi , diğer elinde bir hediyeyle gelir… Ama genellikle acı çekmekle öylesine meşgul oluruz ki ; Hediyenin farkına bile varmayız! O da geldiği gibi yitip gider…!
Mevlana der ki : ‘’ Üzülme ! Kaybettiğin her şey başka bir şekle dönüşüp sana geri döner…!‘’
Yüreğinizdeki ümit çiçeği asla solmasın….
Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır
Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri
olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır.
İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar
olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün
Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.
İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:
“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden
daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir
senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine
denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedel olabilir.
Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca
bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye
ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise,
ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83
yıllık ibadete bedeldir.
ALLAH şimdiden tutulacak oruçlarımızı kabul etsin... ALLAH a emanet kalın..
Olsun ki, yürekler atsın Allah Allah diye.
Olsun ki, Aşk-ı Muhammed gönüllere azık olsun.
Olsun ki, paramparça bu ümmet;
Kardeşlik bilinciyle kaynatılmış, tevhid temeli üzerine kurulmuş,
çatısı Kuran, ziyneti sünnet olan bir kaleye dönüşşün! ..
Allah'ın
selamı mağfireti bereketi nuru hidayeti sevgisi sizin ve tüm müslüman
kardeşlerimizin üzerine olsun.
Gününüz aydın huzurlu mutlu cıvıl cıvıl
olsun.
CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN.
Rabbim bu
güzel günün manevi huzurunu üzerimizden eksik etmesin kardeşlerim dua
edelim inşallah.
Tüm müslüman kardeşlerimize inşallah.bizler ne kadar
dua ederse müslüman kardeşlerimize bir melek amin diyor aynı yapılan
dualar senin üzerine olsun onun icin dularımızı bu düşünceyle yapalım
insallah.
Mücrimiz, geldik dayandık kapına YA RAB.. Biliriz ne denli bir bataklık sarmış benliğimizi, bir buz çölünde ilerliyoruz, ne yol belli ne akibet.
Allah'ım; İstikametini şaşırmış bu
mücrim kullarına merhamet et... Korku var elbet yüreğimizde; lakin
rahmetinin umudu daha da yükseklerde... gazabın hak, ancak rahmetin
daha da yükseklerde... Ey dulara icabet eden , EL AFUV olan adının
hürmetine bağışla bizleri...sen affetmeyi seversin, kasem olsun sen
annemizden de şefkatlisin. Allah'ım; bizleri efendimizin (S.A.V)'in
ahlakıyla ahlaklandır, Kur'anı hakiminin izzetiyle şereflendir. Mücrim
de olsak, günaha da batsak gidecek başka yol yok... Dua tek
ehemmiyetimiz, affına mazhar kıl bizi RABBİİİM... bu sitede duasını dillendiren ve
birbirine dua eden kullarına rahmetinle, ihsanınla muamele eyle...
Duaları işiten ve icabet eden Rabbim... Dualarımızı efendimiz ve
ashabının hatırına kabul eyle...
Yarın bayram dolayısıyla internete girme imkanı bulamayız belki.
Şimdi den bayramlaşalım istedik.
Başı
rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, cehennemden kurtuluş olan, bir Onbir
Ayın Sultanı'nı daha uğurluyoruz. Artık gönüllerde bayram esintileri
esmeye, ruhlarımızda Ramazan-ı Şerifin sağanak sağanak yağan rahmet
çağlayanlarının hazzını derinlemesine duymaya başladık.
Evet
bu mübarek ayda tutulan oruçlar, verilen sadakalar, yapılan yardımlar,
okunan Kuran-ı Mucüz-ül Beyandan esintiler, Kudret-i Sonsuzun nezdinde
öyle büyük mükâfatlara mazhar oldu ki; bu kutlu zaman dilimine ulaşıpta
ondan istifade edemeyen gafiller, büyük bir kayıp içine düştüler
maalesef.
Bayram, esasen Rabbi Rahimimizin bizleri affettiği gün olacaktır. Büyük alim, ALLAH dostu Alvarlı Efe Hazretleri :
Mevla bizi affede,
Bayram o bayram olur,
Cürm-ü hatalar gide,
Bayram o bayram olur,
Nağmeleriyle, gönül pınarındaki esintileri bizlere aksettiriyor ve
cehennemden azat olduğumuz kurtuluş günümüzün bizim esas bayramımız
olacağını bizlere hatırlatıyor.
İnanan
insan da esasen bu gerçek bayramlara ulaşabilmenin endişesi ve
düşüncesi içinde olmalı, her davranışını "büyük buluşma" ya göre
ayarlamalıdır.
Rabbim Ramazan Bayramınızı mübarek eylesin.
Bayram İslam Alemi namına hayırlara vesile olur inşaALLAH..
Ümmet-i Muhammed arasındaki ayrılıkları birliğe çevirsin.
Küffara karşı sesimizi gür, kılıcımızı keskin,
yöneticilerimizi de Hakk ile hükmedenlerden eylesin inşaALLAH...
Siz
Değerli ve de Kıymetli Kardeşimin Tüm inananların Ramazan Bayramını
en içten dileklerimle tebrik eder, Rabbimizin bizi affettiği gerçek
bayramlarda buluşmayı temenni ederim.
Bayram
bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin
mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde
yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.
Bayram
insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki,
bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara
bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır.
Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret
ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da
sevindirirler. Ramazan Bayramının mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır.
Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi,
tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun
bir süreyle, özellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde
nefislerine oruç tutturan mü'minler, sabır imtihanını vererek manevi
sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına
kavuşurlar.
Ramazan ve
Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan
orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü'minler sonraki
ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama
Ramazan Bayramı denmiştir.
VARLIGI
EBEDI OLAN, MERHAMET SAHIBI, ADALETLI YUCE ALLAH KENDISINE DUA EDENLERI GERI
CEVIRMEZ. DUALARINIZIN RABBIN YUCE KATINA ILETILMESINE VESILE OLAN RAMAZAN
BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN. BU DEGERLI RAMAZAN BAYRAMI.NDA, KAINATIN YARATICISI VE
ALEMLERIN RABBI BAGISLAYICI VE ACIYICI YUCE ALLAH TUM DUALARINIZI KABUL
ETSIN.
KAINATIN
YARATICISI VE ALEMLERIN RABBI YUCE ALLAH'A SONSUZ SUKURLER OLSUN! RAMAZAN
BAYRAMI BEREKETIYLE, BOLLUGUYLA GELSIN, TUM INSANLIK ICIN HAYIRLARA VESILE
OLSUN.
Aydınlık sabahı düşün. Ve durgun karanlık geceyi... Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı. Öteki dünya senin için (hayatının) bu bölümünden daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde, Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnud kılacak.
DUHÂ SURESİ - - - - - - - - - -
By the Glorious Morning Light, And by the Night when it is still, Thy Guardian-Lord hath not forsaken thee, nor is He displeased. And verily the Hereafter will be better for thee than the present. And soon will thy Guardian-Lord give thee (that wherewith) thou shalt be well- pleased. Did He not find thee an orphan and give thee shelter (and care)? And He found thee wandering, and He gave thee guidance. And He found thee in need, and made thee independent. Therefore, treat not the orphan with harshness, Nor repulse him who asks; But the bounty of the Lord - rehearse and proclaim!
Gençlik Rehberi'nde izah edildiği gibi; gençlik hiç şübhe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata -istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar.
Eğer sefahete sarf etse, nasılki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir. Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes'uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder. Meselâ, haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firak elemi ve mukabele görmemek elemi gibi çok ârızalar ile o cüz'î lezzet, zehirli bir bal hükmüne geçer. Ve o gençliğin sû'-i istimali ile gelen hastalıkla hastahanelere ve taşkınlıklarıyla hapishanelere ve kalb ve ruhun gıdasızlık ve vazifesizliğinden neş'et eden sıkıntılarla meyhanelere, sefahethanelere veya mezaristana düşeceklerini bilmek istersen, git hastahanelerden ve hapishanelerden ve meyhanelerden ve kabristandan sor. Elbette ekseriyetle, gençlerin gençliğinin sû'-i istimalinden ve taşkınlıklarından ve gayr-ı meşru keyiflerin cezası olarak gelen tokatlardan eyvahlar ve ağlamalar ve esefler işiteceksin. Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlahiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur'an olarak çok kat'î âyâtıyla bütün semavî kitablar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir.
“Bir milletin gençliği ne zaman Kur'an ve ondan lemaan eden ilimlerle techiz ve tahkim edilmiş ise, o vakit o millet terakki ve teâli etmeğe başlamıştır. Gençlik, iman ve İslâmiyet ihtiyacıyla yanan ruhlarını Kur'an tefsiri Risale-i Nur'un füyuzat ve envârıyla doldurmağa başlamıştır. Böylelikle tahkikî bir imana sahib olacak gençliğimiz; dinsizliğe, komünistliğe karşı mücadele edip vatanlarını İslâm düşmanlarına asla sattırmayacaklardır. Bunun için; eğer komünistler mürekkep ve kâğıdı yok etmek imkânını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nur'un neşri için, mümkün olsa derimizi kâğıt, kanımızı mürekkep yaptıracağız.”
Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahibsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerim bir Müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık, cezasız kalmayacaktır. Hem madem teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır.
Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, malayani şeylerle ömrünü telef etmesin; kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin; selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin”
"En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki; gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister; çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tâbi olur."
Anne bak! Ufukta görünen gemi, Limana yanaştı. Bak geminin ismi ne güzel. ”Rahmet Gemisi.” Kaptan, Rahman-ı Hannan. Tayfalar, Gökyüzündeki yıldızlar. Hadi anne bizde binelim. Korkma! Bu kaptan ile alabora olmaz, Rahmet gemisi. Hem bu kaptan görmüş, Dar-ı saadeti, yolunu biliyor. Hem pusulası ilahi kelam, Muavini var Sıddık adında. Hem Faruk’u var, Koca dalgalara karşı şiddetli. Kardeşi Nuh’tan daha büyük inşa etmiş., Rahmet gemisini. Sanki tüm Ademoğulları için yapmış. Anne bu Kaptan çok merhametperver Bak yüreği ne kadar geniş, Gözleri hep nemli, Elleri hep açık, Dudakları hiç durmadan kıpırdıyor. Anne duyabildin mi içli içli serzenişlerini ”Ümmeti! Ümmeti.” Gel hadi ona biat edelim. Birşey istiyor yalvarırcasına, Bir yar-ı Baki’den istiyor, Beka istiyor, Makam-ı Mahmud’u istiyor. Aldığı gün o makamı, Kaptanın nidası duyulur her yerden. ”Yelkenler Foraa!”
Ey Rabbim! Huzurda olmanın huzuruyla, manasını bilerek, tek, yüce ve sonsuz olduğunu idrak ederek geldim 'Namaz huzur iledir' dedin. Bir hiç olmanın bilinci ile geldim Abdestin diriltici nefesiyle ve ruhuma işlenen manasıyla, ardında geçmişi ve geleceği bırakarak anı yaşamanın sevinci ile geldim Gönül secdeleri ile geldim?Gönlün işaret ettiği dilinle 'Ya Hu, ya Hu, ya Hu! ' lar/ la ? Ya Rabbi, her ezanda davet ettiğin, 'Haydin felaha, haydin kurtuluşa! 'sözü / ile Ey gözleri ve gönülleri aydınlatan, kurtar bizi nefsin karanlıklarından!Kulluğumu arz etmek, acziyetimi sunmak ve bunlar ile azametini duymak için huzurundayım. Suçlarımı itiraf ve büyüklüğünü ikrar için buradayım. Yüce âleminde tüm kâinatı arkama aldım ve gönlümü Sana açtımİşte huzurunda, kıyamdayımRabbim, Sen gelenleri boş çevirmezsin, duamı, niyetimi kabul eyle! Amin...
Gönlümüzü saflaştırıp aşkın ile terbiye eyle...
Bizleri Ramazan-ı şerifin şefaatine nâil kıl, şikayetinden emin eyle Vakti-i şerif, Cuma, ahir, akibet ve Ramazan-ı şerif hayrola!
Hayırlı CumaLar, "Aşk olsun!!, "Aşkınız cemal olsun efendim!!",
"Cemaliniz nur olsun!!", "Nurunuz ayn olsun!!" HayırLa kalın güzel
insanlar, gönül dostalarım. Bu fakiride dualarınızda anmayı unutmayın
inşaallah